Vüqar İskəndərov Mavi Yüzyıl’a konuştu: Bir Millet, Üç Devlet: Türk Dünyasında Dayanışma Güçleniyor
Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisi Milletvekili Vüqar İskəndərov, Türkiye, Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerin giderek daha güçlü ve kurumsal bir zemine taşındığını belirterek, “Bizi birleştiren yalnızca geçmiş değil, ortak bir gelecek iradesidir” dedi.
Yayınlanma Tarihi :
Mavi Yüzyıl gazetesinin yedinci sayısı dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisi Milletvekili Vüqar İskəndərov, gazetenin Yeşim Eryılmaz yönetiminde Türk dünyasının ortak değerlerini, dayanışmasını ve gelecek vizyonunu kamuoyuna taşıyan önemli bir yayın misyonu üstlendiğini ifade etti.
Türk dünyasında yeni bir döneme girildiğine dikkat çeken İskəndərov, ilişkilerin artık yalnızca ortak tarih ve kültür ekseninde şekillenmediğini; ortak siyasi irade, ekonomik çıkarlar, güvenlik, ulaştırma hatları ve ortak gelecek hedeflerinin de bu sürecin temel unsurları hâline geldiğini vurguladı.
“Bir millet, iki devlet anlayışı stratejik müttefikliğe dönüştü”
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin klasik devletlerarası ilişkilerin çok ötesine geçtiğini belirten İskəndərov, “Bir millet, iki devlet” anlayışının bugün siyasi, askerî, ekonomik ve insani alanlarda güçlü ve somut bir stratejik müttefikliğe dönüştüğünü kaydetti.
Karabağ Zaferi’nin iki ülke arasındaki kardeşliğin en önemli göstergelerinden biri olduğunu vurgulayan İskəndərov, Türkiye ve Azerbaycan’ın yalnızca iyi günlerde değil, zorlu dönemlerde de birbirlerinin yanında olduğunu ifade etti.
KKTC vurgusu: “Türk dünyasında daha görünür hâle geliyor”
İskəndərov, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de Türkiye-Azerbaycan dayanışmasının oluşturduğu coğrafyada giderek daha görünür bir konuma geldiğine işaret etti.
KKTC’nin Türk Devletleri Teşkilatı’nda gözlemci statüsü kazanmasının önemine dikkat çeken İskəndərov, Azerbaycan’ın da KKTC ile temaslarını son yıllarda daha sistemli ve kurumsal bir düzeye taşıdığını belirtti.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ülkesinin KKTC’nin yanında olmaya devam edeceğine yönelik açıklamalarının Bakü’nün yaklaşımını açık biçimde ortaya koyduğunu ifade eden İskəndərov, Türkiye, Azerbaycan ve KKTC arasındaki yakınlaşmanın yeni iş birliği alanları oluşturabileceğini kaydetti.
“Bir Millet, Üç Devlet yalnızca bir slogan değil”
Türkiye, Azerbaycan ve KKTC arasındaki ilişkileri “Bir Millet, Üç Devlet” ifadesiyle değerlendiren İskəndərov, bunun yalnızca duygusal bir slogan olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.
İskəndərov, üç ülke arasındaki yakınlaşmanın arkasında giderek güçlenen siyasi ve toplumsal bir gerçekliğin bulunduğunu belirterek, 2026 yılında Bakü’de Azerbaycan Milli Meclisi, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve KKTC Cumhuriyet Meclisi dostluk gruplarının bir araya gelmesini bu dayanışmanın somut örneklerinden biri olarak gösterdi.
Parlamento diplomasisinin yanı sıra kültür, eğitim, turizm, medya, gençlik politikaları ve ekonomik ilişkilerin üçlü dayanışmanın yeni iş birliği alanlarını oluşturabileceğini ifade etti.
Ortak medya ve iletişim alanı çağrısı
Türk dünyasında medya iş birliğinin önemine de dikkat çeken İskəndərov, ortak bir bilgi ve iletişim alanının oluşturulması gerektiğini vurguladı.
“Bakü’de yaşanan bir gelişme Lefkoşa’da, Lefkoşa’nın sesi Ankara’da, Ankara’nın mesajı ise bütün Türk coğrafyasında eş zamanlı duyulabilmelidir” değerlendirmesinde bulunan İskəndərov, Türk dünyasının kendi hikâyesini kendi diliyle anlatmasının önemine işaret etti.
Bu noktada Mavi Yüzyıl gibi yayınlara önemli görevler düştüğünü belirten İskəndərov, söz konusu yayınların yalnızca haber aktarmakla kalmadığını, Türk dünyasının birbirini daha yakından tanımasına ve ortak meselelerin ortak bir bakış açısıyla ele alınmasına katkı sağladığını ifade etti.
“Lefkoşa’nın görünürlüğü hepimizin ortak kazanımıdır”
21’inci yüzyılda devletlerin gücünün yalnızca toprak büyüklüğü veya nüfusla ölçülmediğini belirten İskəndərov; dayanışma kabiliyeti, ekonomik bağlantılar, ortak siyasi irade ve ülkelerin birbirlerinin yanında durabilme kapasitesinin de önemli güç unsurları hâline geldiğini kaydetti.
Türkiye, Azerbaycan ve KKTC arasındaki ilişkilerin geleceğine de bu perspektiften bakılması gerektiğini ifade eden İskəndərov, “Ankara’nın gücü Bakü’nün, Bakü’nün başarısı Lefkoşa’nın, Lefkoşa’nın Türk dünyasında daha görünür olması ise hepimizin ortak kazanımıdır” dedi.
İskəndərov, değerlendirmesini, “Bizi birleştiren yalnızca geçmiş değildir. Bizi birleştiren ortak bir gelecek iradesidir” sözleriyle tamamladı.
Mavi Yüzyıl gazetesinin sekizinci sayısını da kutlayan İskəndərov, yayın yolculuğunun Türk dünyasının ortak sesine güç katması temennisinde bulundu.
Etiketler #Vüqar İskəndərov#Mavi Yüzyıl
